ODTÜ Rektörlüğü, üniversitedeki eylemleri haberleştiren ve kamuoyuna duyuran ODTÜ Medya Topluluğu’nu  kapattı.

6 Temmuz Cuma günü ODTÜ mezuniyet töreninde özel güvenliklerin öğrencilere saldırı anını görüntülediği ve yayınladığı için, ODTÜ’yü küçük düşürücü duruma soktuğu iddia edilerek videoda adı geçen topluluk üyesi iki öğrenciye rektörlük tarafından soruşturma işlemi başlatılmıştı.

ODTÜ Medya Topluluğu’nun tüm ekipmanlarına rektörlük tarafından el konularak, topluluğun işlerinin fiilen durdurulmasının ardından dün öğrencilere rektörlük tarafından atılan maille ODTÜ Medya Topluluğu’nun kapatıldığı duyuruldu.

Gönderilen mailde ”Medya Topluluğu, 20 Aralık 2018 tarihi itibari ile kapatılmıştır” ve ”Topluluklarla ilgili her tür uyuşmazlıklar Rektörlükçe karara bağlanır” gibi ifadelere yer verildi.

Medya Topluluğu’nun açıklaması: Gözdağı amacının farkındayız

ODTÜ Medya Topluluğu da kapatılma kararıyla ilgili açıklamasında öğrencilere gözdağı verilmeye çalışıldığının altı çizildi.

“Tarafsız gazetecilik anlayışı ile üretim yapan Medya Topluluğu’nun kapatılması ve bunun tüm topluluklara duyurulmasının ODTÜ’nün diğer tüm bileşenlerine gözdağı verme amacı güttüğünün farkındayız.

“Rektörlüğün üniversitemizi sessizleştirme çabasının, atılan kapatılma maili ile beraber aynı gün içerisinde gönderilen ve öğrenci üretimi olan panelleri kısıtlamaya yönelik atılan mailin de aynı amaca hizmet ettiğini görüyoruz.

“ODTÜ topluluklarını ve diğer tüm ODTÜ bileşenlerini bu baskıya ve sessizleştirme çabasına karşı birlik olmaya ve ODTÜ’nün dayanışma ruhuna sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

ODTÜ’nün tüm topluluklarından destek açıklaması

19 Aralık Çarşamba günü okulda gerçekleşmesi planlanan üç etkinliğin ODTÜ Rektörlüğü ve valilik tarafından engellenmeye çalışılması ve Medya Topluluğu’nun kapatılmasının üzerine ODTÜ öğrenci toplulukları da ortak imzalı bir bildiri hazırladı.

Bildiride öne çıkanlar şöyle;

“Yapılan etkinlikler, ODTÜ öğrencilerinin düşüncelerini özgürce tartışabilecekleri ortamı sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. ODTÜ Rektörlüğünün bu uygulamaları ise üniversite içinde var olması gereken özgür tartışma ortamına bir saldırı olarak değerlendirilebilir.

“Öğrencilerin aktüel, politik ve kültürel tartışmalarını engellemeyi hedefleyen rektörlük keyfi bir yönetim anlayışından uzaklaşmalıdır.”