İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı, bu yıl Boğaziçi Direnişinin coşkusuyla karşılıyoruz. Kampüslerden sokaklara her yerde “kayyum rektör istemiyoruz” sloganımızı yükselterek ve kadınların, LGBTİQ+ ların, Kürt halkının ve tüm ezilenlerin mücadelesiyle 1 Mayıs’a gidiyoruz!

AKP/Saray iktidarı toplumsal muhalefeti bastırma, iktidarını sağlamlaştırma ve faşizmi kurumsallaştırma yolunda demokrasiyi, özgürlükleri her geçen gün yok ediyor. Üniversitelere kayyumlar atanmakta, işçi sınıfının tarihsel kazanımları birbiri ardına yok edilmekte, kadınların yaşam hakkı ellerinden alınmaya çalışılmakta ve LGBTİQ+ lar her türlü saldırıya maruz kalmaktalar. Kampüste, sokakta, fabrikada kendisine karşı çıkan kim olursa polis şiddetine başvuran AKP/Saray iktidarı 1 Mayıs’ı da fiilen yasaklamak istemekte.

Ekonomik kriz ve üstüne gelen pandemi koşullarında halka hiçbir şey vadetmeyen, bunun yerine ülkeyi sermaye için dikensiz gül bahçesine çevirmeye çalışan iktidar, bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Her gün virüs nedeni ile yüzlerce can kaybı yaşanırken iktidar hiçbir önlem almayarak işçileri, emekçileri ölüme mahkum ediyor. Öğrenciler ise pandemide eğitim sisteminin eşitsizliklerini daha yoğun hissediyor. Milyonlarca öğrenci uzaktan eğitimi için gerekli teknik imkanlardan mahrumken AKP/Saray iktidarı ve özel okul sahibi Milli Eğitim Bakanı, özel okulların kar edebilmesi için düzenlemeler yapıyor.

İktidarın tüm saldırılarına karşı, işçilerin, kadınların, öğrencilerin direnişi büyümeye devam ediyor. Kadınlar, erkek şiddetine, kadın cinayetlerine ve İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasına, LGBTİQ+ lar, nefret söylemlerine ve saldırılara karşı mücadeleyi ve çok renkliliği kampüslerimizde ve her yerde var ediyor. İşçiler Kod-29’la gerçekleştirilen işçi kıyımına, işten çıkarmalara ve güvencesiz çalışmaya karşı örgütlü mücadeleyi büyütüyor. Kayyum rektörlere karşı üniversitelerde akademisyenler ve öğrenciler söz, yetki ve karar hakkı için direniyor.

Boğaziçi’nde ve ülkenin diğer tüm üniversitelerinde kayyumlara karşı “Yaşasın öğrenci dayanışması” diyerek, bir gece yarısı kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesini kaldıranlara karşı sokakları mora boyayarak geliyoruz! İkizdere’de dereler için ormanlar için direnerek, nefrete karşı yaşamı savunarak geliyoruz!

Demokratik ülke demokratik üniversite için, doğa için insanca bir yaşam için kampüslerden sokaklara AKP/MHP’nin, Saray’ın, kayyumların üstüne üstüne yürüyoruz!

Demokratik ülke, demokratik üniversite için yürü üstüne üstüne!

Yaşasın Öğrenci Dayanışması!

Yaşasın 1 Mayıs!